Yıllardır cumhuriyetin temellerine dinamit koyan, paralel bir devlet yapılanması oluşturan Fethullahçıları eleştirdiğimizde bugünkü iktidar yanlıları ve cemaat destekli yapılar bizi eleştirmiş hatta eleştirmekle kalmamış adeta tehdit etmişti. Komplo teorisi ürettiğimizi iddia etmişlerdi sürekli olarak.

Yıllar geçti bugün adına FETÖ dedikleri, bizim o dönemde Fethullahçılar olarak adlandırdığımız cemaat yapılanması devleti adım adım kuşattı. Türkiye Cumhuriyeti'nin bütün kurumlarına kadrolarını yerleştirdi. Bunu yaparken hep siyasi kadroların desteğini alarak hedefine ulaştı, kadrosu olmayan siyasi partilerle karşılıklı desteğe ve kadro paylaşımına girdiler.

Stadyumlarda öğrencilerin hep birlikte gerçekleştirdiği Cumhuriyet Bayramı, 19 Mayıs Atatürk’ü anma Gençlık ve Spor Bayramı gibi ulusal bayram gösterilerimizin yerini cemaatin Türkçe Olimpiyatları aldığında siyasi kadroların hepsi övgüler düzmek için sıraya girmişti. Hele ki bugünkü iktidar yöneticileri, siyasi liderlerin bir kısmı övgüler düzmekle kalmadı, sümüklü hoca efendiye şiirler okudular, adına ödüller verdiler. Adeta yalvardılar yurda geri dön diye...

Ve yıllar sonra çıkar çatışması baş gösterince övgüler düzüp alkışladıkları Fethullahçıları bir anda terörist sınıfına koydular. “Alınları secdeye değen insanlardan kötülük gelmez” dedikleri bu cemaatçiler, uzun yıllar soruları çaldılar, sınavları emeğiyle, başarısıyla kazanan gençlerimizin önünü mülakatlarla kesip kendi cemaat kadrolarının talebelerini sınav birincileri ilan ederek göklere çıkardılar. Ve yine yıllar sonra alnı secdeye değen o cemaat üyeleri bu halka kurşun sıktı. Bu ülkenin meclisini bombaladı!!!

Bütün bunlardan ders almak bir yana AKP iktidarı kendi cemaatini oluşturdu. TÜGVA geçmişin FETÖsü, bugünün yeni paralel devlet yapılanması durumuna gelmiştir.

TÜGVA yaz okullarının final gösterisi İstanbul Rams Park Stadyumunda gerçekleşecek diye bir haber okudum. Ve aklıma anında FETÖ'nün o yıllarda düzenlediği Türkçe Olimpiyatları geldi. TÜGVA sorumlusu diyor ki, eğitimde fırsat eşitliği için çalıştık çocuklarımıza destek olduk diyor. Peki AKP iktidarı yönetimindeki Milli Eğitim Bakanlığı eğitimde fırsat eşitliğini bilerek mi engelliyor da TÜGVA bu boşluğu doldurmaya çalışıyor? Milli Eğitim Bakanlığı kadroları kendi okulları ve kendi öğretmenleri ile eğitimde neyi eksik bırakıyor da TÜGVA bu eksikliği tamamlamaya çalışıyor?

Eğer böyle bir eksiklik varsa Milli Eğitim Bakanlığı burada açıkça suç işlemektedir. Devletin okullarını kullanarak devletin elektrik ve suyunu tüketerek TÜGVA gövde gösterisi yapmaktadır.

Milli Eğitim Bakanlığı'nın tarikat ve cemaatlerle gerçekleştirdiği bu protokoller, Türk milli eğitim sistemini itibarsızlaştırdığı gibi, Milli Eğitim Bakanlığının görevini yapmadığının da açık bir göstergesidir.

Türkiye Cumhuriyeti tarikat ve cemaatlerle yönetilemez; akılla, bilimle ve hukuk ilkeleriyle yönetilir dedik yıllarca, hala söylüyoruz ve sözümüzün de arkasındayız.

Namık Kemal AYDOĞAN

Sendikacı, Öğretmen