Hepiniz Menemende ayaklanan gerici Derviş Mehmet ve eşkiyalar cumhuriyeti yıkmak için ayaklanıp, onları durdurmak isteyen Öğretmen Asker Yedek Subay Mustafa Fehmi KUBİLAY’ın başını kör testere ile kesip yeşil bayraklı sırığa geçirip Menemen sokaklarında gezdirme olayını bilirsiniz. Bu olayı duyunca, bakın sadece bir subayı ve bekçisi şehit olan, öyle kırkbin polisi, askeri, subayı, öğretmeni, halkı değil.
Cumhurbaşkanı Atatürk gözlerinden ateş fışkırarak, bu Tüm Cumhuriyetin, hepimizin başının kesilmesidir. Bunda Menemen halkınında suçu vardır. Bu kasaba 'Vilmodit' olmaya müstahak olmuştur" demiş. Vilmodit; Halkın boşaltılarak kasabanın yakılması ve yerine bir anıt dikilmesiydi. Gelenlerin dışarıdan geldiği açıklanınca Atatürk sakinleşti.
Gazi Meclis hemen toplandı gerekli kararları aldı. Cumhuriyeti yıkacağını haykıran Gerici hainler Kubilay ı şehit ettikleri yerde idam edildiler. Türkiye Cumhuriyeti kendine ihanet edeni af etmez. Kurtuluş Savaşını yöneten Gazi Mecliste af etmez.
Peki Osmanlı devleti kendine ihanet edenleri af etti mi?
Rusların desteği ile ayaklanan
Mesut Barzani’nin büyük amcası Abdüsselam ve adamları Ermenilerle birlikte Türkleri büyük işkence ve saldılar yapmıştı. Mahkeme kararıyla 14 Aralık 1914’te ‘vatana ihanet’ suçundan idam edildi.
Bir bu mu? Elbetteki hayır?
Osmanlıya karşı ayaklanan Abdullah Bin Suud ne oldu.
Sultan II. Mahmud, Mekke ve Medine'ye saldırıp hac yollarını kapatan Suud isyanının lideri ve Abdullah bin Suud adlı Suudi-Vehhabi isyancı emiri 17 Aralık 1818 tarihinde İstanbul'da idam ettirmiştir.
Türkler vatana millete devlete ihanet edeni af etmez.
Eski ve orta çağ Türk devletlerinde devlete başkaldırmak, kaagana ihanet etmek ve düşmanla iş birliği yapmak en ağır suçlardan biri sayılır ve cezası kesin olarak ölüm (idam) idi. Türk töresinde ihanet eden kişiye merhamet gösterilmez, toplumdan ve huydan tamamen dışlanırdı.
İşte geçmişten bu güne Türklerde ihanete kesilen ceza budur. Şimdi kurtuluş savaşını yapanların torunları şapkanızı önünüze koyup düşünün, peki şimdi neler değişti.
Halbuki Atatürk size ne öğütler verdi. Hangi istiklal vardır ki Yabancıların öğütleri ile ayakta kalabilsin, tarih böyle bir olay kaydetmemiştir.
Bir milletin tarihinde öyle anlar vardır ki öyle zamanlarda tüm cumhuriyet çiler, milliyetçiler tüm vatan severler birleşmelidir.
Başınıza taç yaptıklarınızın, orada içindeki öz mayaya dikkat edin, sözlerini mealen de olsa size hatırlatayım. Peki bu sözleri dedi mi? Dedi.
“Vatana ihanetin nedeni olmaz er geç bedeli olur” da dedi mi? Dedi.
