EKMEK 70, MAZOT YAKLAŞIK 79 KAT ARTTI!
2002 yılında 200 gram ekmek 250 bin eski Türk lirası, yani bugünkü parayla 25 kuruş seviyesindeydi. Kasım 2026’da ise ekmeğin fiyatı 17 lira 50 kuruşa ulaştı. Böylece ekmeğin nominal fiyatı 70 katına çıktı. Aynı dönemde mazotun litre fiyatı yaklaşık 1 lira 30 kuruştan 102 lira 40 kuruşa yükseldi. Bu da yaklaşık 78,8 katlık bir artış anlamına geliyor. Döviz kurlarında da önemli değişimler yaşandı. 2002 yılında yaklaşık 1 lira 65 kuruş olan dolar 49 lira 98 kuruşa, 1 lira 73 kuruş olan euro ise 55 lira 86 kuruşa yükseldi.
ASGARİ ÜCRET 152 KAT ARTTI, PEKİ ALIM GÜCÜ?
2002 yılı sonunda net asgari ücret 184 lira 25 kuruştu. 2026 yılında bu rakam 28 bin 75 lira 50 kuruşa ulaştı.İlk bakışta yaklaşık 152 katlık artış dikkat çekiyor. Ancak ekonomik refah yalnızca maaşın üzerindeki rakamla ölçülmüyor. Asıl önemli olan, vatandaşın kazandığı parayla ne kadar gıda, enerji, yakıt ve barınma hizmeti satın alabildiği.
2002’DE 7 ÇEYREK ALTIN, 2026’DA 2,75 ÇEYREK ALTIN!
Karşılaştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri çeyrek altın üzerinden ortaya çıkıyor. 2002 yılı için esas alınan 26 lira 19 kuruşluk çeyrek altın fiyatıyla bir asgari ücret yaklaşık 7 çeyrek altına karşılık geliyordu. Kasım 2026 için kullanılan 10 bin 210 lira 62 kuruşluk çeyrek altın fiyatıyla ise aynı hesap yaklaşık 2,75 çeyrek altına geriliyor. Başka bir ifadeyle, asgari ücretin altın karşısındaki satın alma gücü yaklaşık yüzde 61 azalmış durumda. Bu tablo altın cinsinden alım gücünü gösteriyor. Vatandaşın genel yaşam standardını değerlendirmek için kira, gıda, ulaşım ve diğer temel harcamalardaki değişimlerin de incelenmesi gerekiyor.
15 TEMMUZ, SİSTEM DEĞİŞİKLİĞİ VE SİYASİ TARTIŞMALAR
Türkiye, geride kalan 24 yılda yalnızca ekonomik değişimler yaşamadı.
15 Temmuz 2016’da FETÖ’nün darbe girişimiyle karşı karşıya kalan ülkede, örgütün devlet içerisindeki yapılanması, geçmişteki ilişkileri ve siyasi sorumlulukları uzun süre tartışıldı. 2017 yılında gerçekleştirilen anayasa referandumunun ardından 2018’de parlamenter sistem sona erdi ve Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi uygulanmaya başlandı. Yeni sistemle birlikte yürütme yetkisinin merkezileşmesi, kuvvetler ayrılığı, demokratik denetim ve Meclis’in yetkileri üzerindeki tartışmalar da devam etti.
ARAŞTIRMA ÖNERGELERİ NEDEN REDDEDİLİYOR?
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yıllar boyunca yolsuzluk iddiaları, kamu kaynaklarının kullanımı, ekonomik sorunlar ve çeşitli finansal skandallar hakkında araştırma önergeleri verildi.
Bu önergelerin önemli bir bölümü AK Parti ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi. Muhalefet partileri bu kararları şeffaflık ve hesap verebilirlik açısından eleştirirken, iktidar temsilcileri farklı denetim ve soruşturma mekanizmalarının bulunduğunu savunuyor.
Ancak kamuoyunun yanıt beklediği sorular var:
Ciddi iddiaların tüm yönleriyle araştırılması neden sağlanmıyor? Kamu kaynaklarının kullanımında şeffaflık ve denetim yeterince gerçekleştiriliyor mu?
24 YILDA VATANDAŞIN REFAHI NE KADAR ARTTI?
Ekonomik göstergeler, Türkiye’nin 2002 yılından bu yana geçirdiği büyük değişimi ortaya koyuyor. Fiyatların kaç kat arttığı kadar, ücretlerin satın alma gücünün nasıl değiştiği de önem taşıyor.
Çünkü vatandaş için ekonomi yalnızca büyüme oranları, döviz kurları veya maaş artışlarından ibaret değil. Ekonomi; evine ekmek götürebilmek, kirasını ödeyebilmek, çocuklarının eğitimini karşılayabilmek, sağlık hizmetlerine ulaşabilmek ve geleceğine güvenle bakabilmektir.
ASIL SORU: 24 YILDA KİMİN REFAHI NE KADAR ARTTI?
24 yılın sonunda ekonomik büyüme, gelir dağılımı, hayat pahalılığı, adalet ve kamu yönetiminde şeffaflık birlikte değerlendirilmek zorunda. Bir ülkenin gelişmişliği yalnızca rakamların büyüklüğüyle değil, vatandaşlarının yaşam kalitesiyle, adalete duyduğu güvenle ve geleceğe umutla bakabilmesiyle ölçülür.
Peki, 24 yılda rakamlar bu kadar değişirken vatandaşın refahı ne kadar arttı?
Bülent Öztürk
KENT20HABER | Haber – Analiz





