Görsel ve yazılı basın mensuplarının katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda konuşan ADD Genel Başkanı, bağımsız medyanın üzerindeki baskılara dikkat çekerek, halkın sesini duyurabilmek amacıyla kurdukları ADD TV YouTube kanalı üzerinden yayınlarını sürdürdüklerini belirtti.
"Bu Bir Kriz Değil, Göz Göre Göre Gelmiş Bir Fon Soygunudur"
Kamuoyuna "fon krizi" olarak sunulan tablonun ani gelişen bir durum olmadığını, aylar öncesinden yetkililerin konuşmalarıyla bilindiğini vurgulayan Genel Başkan, şu ifadeleri kullandı:
"Kriz dediğiniz şey ani gelişir. Bir hekim olarak söylüyorum; kalp krizi ya da beyin kanaması aniden ortaya çıkar. Ancak fon olayı ani değildir. 2025 yılının sonlarında Ekonomi Yönetimi fonlarda manipülasyon olduğunu kabul etmiş, ardından Cumhurbaşkanı Yardımcılığı makamından fonların güvenli olduğuna dair açıklamalar yapılmıştır. Gelinen noktada ise Maliye Bakanlığı tarafından 647 milyar liralık bir rakamdan bahsedilmektedir. Bu bir kriz değil; BDDK, SPK, MKK ve MASAK gibi denetleyici kurumların gözü önünde cereyan eden açık bir fonda soygun tablosudur."
Ülkedeki milyonlarca öğrenciye bir öğün ücretsiz yemek verilmesi veya okullardaki güvenlik ve temizlik personeli ihtiyacının karşılanması için gereken bütçelerin imkânsızlık gerekçesiyle ayrılmadığını savunan Genel Başkan, fon sisteminde bu boyutta rakamların buharlaşmasına tepki gösterdi.

"Sorumlular Derhal Görevden Affını İstemelidir"
Haksız kazanç sağlayan yapılarla mücadelede uygulanan yöntemleri de eleştiren ADD Genel Başkanı, "Süreci yönetmesi gerekenlerin ve fonların güvenli olduğunu beyan eden isimlerin derhal görevden affını istemeleri gerekir. '10 milyon liranın üzerindeki haksız kazançları geri isteyeceğiz' anlayışı hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmaz. Hukukta suçüstü yakalanan bir yapının sadece parayı iade etmesiyle süreç kapatılamaz. İsimleri tespit edilen kişilerin ve kurumların mal varlıklarına el konulmalı, vatandaşın mağduriyeti giderilmelidir" dedi.
"Adalet Devletin Temelidir"
Konuşmasında yargı sistemine ve adalete olan güvene de geniş yer ayıran Genel Başkan, tarihi ve hukuki referanslara atıfta bulunarak sözlerini şöyle sürdürdü:
"Tarihte de ifade edildiği gibi; içinden adaleti çıkarırsanız devlet düzeni sarsılır. Hazreti Ömer’in 'Adalet mülkün temelidir' sözündeki mülk, devlettir. Hz. Ali’ye 'Devletin dini nedir?' diye sorulduğunda 'Devletin dini adaletik' yanıtını vermiştir. Bugün yargıya olan güvenin son derece gerilediği bir ortamda; somut delillere dayanmayan, gizli tanık beyanlarıyla yürütülen süreçler hukuka olan inancı zayıflatmaktadır. İster belediye başkanı ister siyasetçi olsun, adil yargılanma ve şeffaflık herkes için geçerli olmak zorundadır."
Sivil toplum kuruluşu olarak ülke gerçeklerini dile getirmekten çekinmeyeceklerini belirten Genel Başkan, basın toplantısının ardından temaslarını sürdürmek üzere programına devam etti.





