Kadınlarda sık görülen rahim miyomları; aşırı adet kanaması, ağrı, baskı hissi ve buna bağlı kansızlık gibi şikâyetlere yol açabiliyor. Pamukkale Üniversitesi Hastaneleri Girişimsel Radyoloji Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Muhammet Arslan, miyom tedavisinde uygulanan mikrodalga ablasyon yöntemi hakkında bilgi verdi. Arslan, işlem sırasında ultrason eşliğinde karın bölgesinden ince bir iğneyle miyomun içerisine ulaşıldığını ve mikrodalga enerjisi kullanılarak miyom dokusunun kontrollü şekilde ısıtıldığını belirtti. Tedavi edilen miyomun zaman içerisinde küçülmesi ve buna bağlı olarak hastaların yaşadığı şikâyetlerin azalmasının hedeflendiğini ifade etti.
Prof. Dr. Muhammet Arslan: “Rahim koruyucu tedavi seçeneği”
Mikrodalga ablasyonun önemli avantajlarından birinin rahim koruyucu bir yöntem olması olduğunu belirten Prof. Dr. Arslan, rahmin alınmasına gerek kalmadan doğrudan miyom dokusunun tedavi edildiğini söyledi. Bu özelliğiyle yöntemin özellikle rahmini korumak isteyen kadınlar için önemli bir alternatif oluşturduğunu ifade eden Arslan, gebelik planlayan hastalarda ise tedavi kararının hastanın özellikleri ve miyomun boyutu ile yerleşimi gibi faktörler değerlendirilerek kişiye özel verilmesi gerektiğini vurguladı.

Tedavi kapsamında bilimsel literatürde tanımlanan güncel bir yaklaşımın da kullanıldığını belirten Arslan, mikrodalga ablasyon öncesinde miyomu besleyen damarlara özel bir ilaçla skleroterapi uygulandığını aktardı. Bu işlemle miyomun kanlanmasının azaltılmasının amaçlandığını belirten Arslan, böylece kan akımının oluşturulan ısıyı uzaklaştırıcı etkisinin azaltılması ve mikrodalga ablasyonun miyom dokusundaki etkinliğinin artırılmasının hedeflendiğini söyledi.
“Yöntem Şanghay’dan Denizli’ye taşındı”
Prof. Dr. Muhammet Arslan, yönteme ilişkin eğitim ve klinik deneyimini Çin’in Şanghay kentinde, Tongji Üniversitesi’ne bağlı Shanghai Tenth People’s Hospital’da gerçekleştirdiği eğitim ve klinik gözlemler sırasında edindiğini belirtti. Çin’de kazandığı deneyimleri Pamukkale Üniversitesi Hastanesi’ne taşıdığını ifade eden Arslan, yöntemin Denizli’de ilk kez uygulanmaya başlandığını söyledi.
Mikrodalga ablasyonun genel anestezi gerektirmeden uygulanabilmesinin de önemli avantajlarından biri olduğunu belirten Arslan, işlemin lokal anestezi ve bölgesel ağrı bloklarıyla gerçekleştirilebildiğini kaydetti. Büyük bir cerrahi kesi yapılmayan işlem sonrasında hastaların bir süre takip edildiğini ve uygun hastaların aynı gün taburcu edilebildiğini ifade etti.






