Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun verdiği emsal nitelikteki karar, farklı sosyal güvenlik statülerinde çalışmış milyonlarca emekli ve emekli adayını yakından ilgilendiriyor.

Karara konu olan olayda, çalışma hayatı boyunca hem SSK (4A), hem Bağ-Kur (4B) hem de Emekli Sandığı (4C) kapsamında hizmeti bulunan bir vatandaşın emeklilik statüsü yargıya taşındı. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), hizmet birleştirmesi yaparak sigortalıyı Bağ-Kur kapsamında emekli ederken, davacı ise SSK kapsamında emekli olmayı talep etti.
Dosyayı inceleyen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, sigortalının iradesinin göz ardı edilemeyeceğine hükmederek önemli bir karara imza attı. Kararda, hizmet birleştirmesinin her durumda zorunlu olmadığı, sigortalının hak kaybına uğramaması gerektiği ve daha avantajlı emeklilik statüsünü tercih edebilmesinin esas olduğu vurgulandı.
Uzmanlara göre karar, özellikle farklı sigorta kollarında prim ödemiş milyonlarca vatandaş açısından emsal niteliği taşıyor. Benzer durumda bulunan emekli ve emekli adaylarının, emeklilik işlemlerini ve aylık bağlama süreçlerini yeniden değerlendirme imkânı doğabileceği belirtiliyor.
Öte yandan hukukçular, her davanın kendi somut şartları içerisinde değerlendirileceğini, Yargıtay kararının benzer dosyalarda yol gösterici nitelik taşısa da otomatik olarak herkes için aynı sonucun doğmayacağını ifade ediyor.
Emeklilik statüsü nedeniyle hak kaybına uğradığını düşünen vatandaşların, uzman görüşü alarak hukuki haklarını değerlendirmeleri tavsiye ediliyor.





