Cenk Özatıcı, Denizli’de düzenlediği basın toplantısında Türkiye’nin siyasi, hukuki ve ekonomik gündemine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Özatıcı, yeni bakan atamalarından yargı bağımsızlığına, “terörsüz Türkiye” raporundan erken seçim tartışmalarına kadar birçok başlıkta mevcut yönetim anlayışını sert sözlerle eleştirdi.
“Gazetecilik Meslek Yasası Şart”
Konuşmasının ilk bölümünde gazetecilik mesleğine değinen Özatıcı, “Gazetecilik Meslek Yasası”na duyulan ihtiyacı vurguladı. Gazeteciliğin kamuoyunu doğrudan ilgilendiren onurlu bir kamu görevi olduğunu belirten Özatıcı, medyanın yasama, yürütme ve yargının yanında “dördüncü erk” olduğunu hatırlattı.
Gazeteciliğin herkesin keyfine göre yapabileceği bir alan olmaktan çıkarılması gerektiğini ifade eden Özatıcı, mesleki standartları belirleyen bir yasal düzenlemenin zorunlu olduğunu söyledi.

Yeni İçişleri Bakanı Atamasına Eleştiri
Yeni İçişleri Bakanı atamasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özatıcı, devlet kurumlarının tarafsızlığına gölge düştüğünü savundu.
“Paylaşımlara baktığınızda milli bayram yok, Atatürk yok. Sadece İlim Yayma Vakfı’na dair bir yakınlık görüyorsunuz. Türkiye’de İçişleri Bakanlığı müessesesi, Bilal Erdoğan’a yakın olmaktan geçiyor algısı oluşuyor”
ifadelerini kullandı.

“Bir Hafta Önce Cübbe, Bir Hafta Sonra Rozet”
Adalet Bakanlığı üzerinden yargı-siyaset ilişkisini eleştiren Özatıcı, yargının siyasallaştığını öne sürdü.
“Geçen hafta cübbeniz var, bir hafta sonra bakansınız, rozet takıyorsunuz. Böyle bir sistemde yargının bağımsızlığından söz edilemez”
diyen Özatıcı, yürütmeye geçişlerin kamu vicdanında soru işareti yarattığını savundu.
“Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi Dengeleri Bozdu”
Mevcut yönetim modelini eleştiren Özatıcı, sistemin devlet yapısındaki denge-denetim mekanizmalarını zayıflattığını ileri sürdü.
“Bir taraftan vali atayıp bir taraftan parti il başkanı atayan bir yapı var. Bunun dünyada bir örneği yok”
diyerek Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni hedef aldı.
“Terörsüz Türkiye Raporu Yeni Bir Millet Tanımı Getiriyor”
İYİ Parti’nin ilgili rapora neden imza atmadığını da açıklayan Özatıcı, metnin Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu değerleriyle çeliştiğini savundu.
“Atatürk’ün ‘Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kuran halka Türk milleti denir’ tanımından uzaklaşılıyor. Lübnan modeline, Suriye modeline kapı aralayan bir metinle karşı karşıyayız”
dedi.
“Bu Bir Kardeşlik Projesi Değil, Seçim Hesabı”
İktidarın yürüttüğü sürece dair eleştirilerini sürdüren Özatıcı, hedefin siyasi olduğunu öne sürdü.
“Tek amaçları, Öcalan üzerinden DEM Parti’yi kontrol edip bir sonraki seçimde AKP–MHP bloğuna eklemek” iddiasında bulundu.
Ekonomi ve Erken Seçim Mesajı
Ekonomik veriler üzerinden erken seçim tartışmalarını değerlendiren Özatıcı, 2026 bütçesinde 2,7 trilyon liranın faize ayrıldığını söyledi.
“Emekli maaşı 20 bin lira, açlık sınırı 31 bin lira. Asgari ücret 28 bin lira ve açlık sınırının altında. Bu şartlarda iktidar erken seçime gitmez” dedi.
Özatıcı, seçim takvimine ilişkin kişisel öngörüsünü de paylaşarak, “Benim projeksiyonum 2027 yılının sonuna doğru bir seçim yapılacağı yönünde” ifadelerini kullandı.
“Bütünleşik Muhalefet Stratejisi Şart”
Muhalefetin ortak değerler etrafında birleşmesi gerektiğini belirten Özatıcı, bu yaklaşımın Müsavat Dervişoğlu tarafından daha önce “bütünleşik muhalefet” kavramıyla ortaya konulduğunu hatırlattı.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu felsefesine ve üniter yapısına sahip çıkan partilerin doğru stratejiyle milletin desteğini alabileceğini söyledi.
“Seçim Gününü Beklemeden Sahadayız”
İYİ Parti’nin siyaset anlayışının seçim odaklı olmadığını ifade eden Özatıcı, “Seçim satıldığı zaman ortaya çıkan siyasetçi anlayışını reddediyoruz. Milletin siyasetçisini görmek istediği zamanda sahadayız” diyerek saha çalışmalarının süreceğini vurguladı.






