Çatal ile bıçak kullanılmadan tüketilen ve damakta bıraktığı lezzetiyle ünü dünyaya yayılan coğrafi işaretli Denizli Kebabı için dünyanın dört bir yanından turistler akın etmeye devam ediyor. 9 bin 900 kilometrelik mesafedeki Amerika’dan Denizli Kebabı’nı yemek için Türkiye’ye 3. defa gelen Çin ve Tayvan uyruklu müşterilerin lezzet sonrası yaptığı yorumlar tebessüm ettirdi.

Son yıllarda hem Türkiye’de hem de dünyada lezzeti ve geleneksel özellikleri ile ünü konuşulan Denizli Kebabı, yurtdışındaki insanların gittikçe dikkatini çekiyor. 1920’li yıllardan bu yana damak tadı ile de dikkat çeken Denizli kebabı, şehre gelen yerli ve yabancı turistlerin yemek tercihleri arasında ilk sıralarda yer alıyor. Kuzu etinden yapılan, tandır ateşinde pişirilen tescilli kebabına yurt dışındaki yemek fuarlarında tadına bakan misafirler, sırf bir daha yemek için kilometrelerce uzaklıklardan Denizli’ye seyahat ediyor. Kentte ayağının tozuyla gelen misafirler Türk mutfağının zenginlikleri arasında yer alan kebabı yemek için, kentin işlek noktasında yer alan Kebabçı Dursun ustanın yerini tercih ediyor. Sekiz parçaya ayrılan, sakız ağacının kütüklerinden tavlanan fırınlarda pişirilen kuzu, çatal ve bıçak kullanılmadan elle yeniliyor.

Denizli’nin tarihi ve kültürel mirasının yanı sıra Türk mutfağındaki yer alan lezzetleri de ilgi çekiyor. Kentte gelen misafirler Pamukkale Hierapolis Arkeoloji Müzesi, Atatürk Evi ve Etnografya, Akhan Kervansarayı, St. Philippe Martyrion Kilisesi ve Hierapolis Antik Kenti gibi önemli mekânları gezdikten sonra acıkan karınlarını doyurmak için Denizli Kebabı’na yöneliyor. Amerika’daki fuarlarda tanıtımı yapılan Türk lezzeti olarak anılan Denizli Kebabı’nı yiyen turistler hem tarihi yerleri hem de kebabı yemek için Denizli’de bulunan Kebapçı Dursun’a gelmeyi sürdürüyor. 9 bin 900 kilometrede bulunan mesafeden kentte gelen Çin, Hong Kong ve Tayvanlı müşterilerin yemek sonrası lezzete yaptığı yorumlar tebessüm ettirdi.

“Hayatım boyunca yediğim en lezzetli kuzu etti”

Çinli müşterilere tercümanlık sağlayan ve müşterilerin kebaba hayran kaldıklarını belirten Zulyar Gulcalı, “Çok güzel ve harika bir kebap yedik. Tura İstanbul’dan başladım ve Çanakkale, Fethiye ilçesinden buraya geldim. Türkiye’de nadir bulunan kebap türlerinden bir tanesi ve bunun koruma altına alınması gerekiyor. Ustamızın ellerine sağlık çok iyi yapıyor. Grubumuz Amerika’dan geldi ve Çinli ile Hong Kong asılı müşterilerdir. Grupta yer alan bazı turistler, ’Hayatım boyunca yediğim en lezzetli kuzu etti’ olduğunu söyledi” ifadelerini kullandı.

Odun yapmak için kestiği ağacın altında can verdi Odun yapmak için kestiği ağacın altında can verdi

“Denizli Kebabı’nı çok seviyoruz ve beğeniyoruz”

Amerika’dan coğrafi işaretli kebabı yemek için grup halinde geldiklerini söyleyen Harry Chen, “Bu restoranda üçüncü gelişimiz oluyor. Denizli Kebabı’nı çok seviyoruz ve beğeniyoruz. Müşterilerde çok memnun kaldı. Her Denizli’ye gelişimiz de muhakkak buraya uğrarız. Bundan sonra da uğramaya ve kebap yemeye devam edeceğiz” dedi.

Dünyanın birçok ülkesine gittiğini ve bu kadar güzel bir kuzu etti yemediğini ifade eden Brandy Sheng, kebabı yemek için defalarca Denizli’ye gelmeye devam edeceğini belirtti. Grup halinde arkadaşlarıyla kebap yemeye gelen Christina Wu ise Türk mutfağının zengin olduğunu ve kebabı yemeye bir türlü doyamadığını dile getirdi.

“Türk mutfağının zenginliğini, güzelliğini ve lezzetini kendi ülkelerinde anlatıyorlar”

Dünyanın dört bir yanında gerçekleşen yemek fuarlarında 8 yıldır Denizli Kebabı’nın tanıtımı için emek verdiği ve bunun karşılığını gelen müşteriler ile aldığını anlatan Dursun Göçenoğlu, “41 yıldır Denizli Kebabı’nı insanların önüne sunuyoruz. son 8 yıldır ise yurtdışındaki fuarlara yaptığımı ziyaretlerin meyvesini alıyoruz. Bu grubumuzda Amerika’da oturan Çinli ve Tayvanlı müşterilerimiz bulunuyor. Yurtdışında gerçekleşen fuarlarda Denizli Kebabı’nı çok emek vererek tanıtımını sağladık. Şimdi kentimizde bulunan Pamukkale Travertenleri ve tarihi mekanları görmek için gelen gruplar meşhur kebabı elleriyle yiyor. Kebabı yerken çok da keyif alıyorlar. Türk mutfağının zenginliğini, güzelliğini ve lezzetini kendi ülkelerinde anlatıyorlar. Biz ise bundan haz ve gurur duyuyoruz” diye konuştu.