Denizli’de faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları, sendikalar, meslek odaları ve demokratik kitle örgütlerinin oluşturduğu Denizli Demokrasi Platformu adına yapılan açıklamada, Merkezefendi Belediyesi’ne yönelik yürütülen soruşturma ve gözaltı süreçlerinin derin bir endişeyle takip edildiği belirtildi. Hiç kimsenin ve hiçbir kurumun yargı denetiminden muaf olamayacağı vurgulanırken, adli süreçlerin meşruiyetinin masumiyet karinesi ve adil yargılanma hakkıyla ölçülebileceği ifade edildi.

"Gözaltı Tedbiri Bir Cezalandırma Yöntemi Olamaz"
Gözaltı tedbirlerinin peşinen bir cezalandırma aracı olarak kullanılmaması gerektiğine dikkat çekilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Soruşturma kapsamında, aralarında Merkezefendi Belediye Başkanı, belediye yöneticileri ve personellerinin de bulunduğu çok sayıda kişinin doğrudan gözaltına alınması kamu vicdanını yaralamıştır. Çağrıldıkları takdirde her an adli makamlara giderek ifade verebilecek, ikametgahı, iş yeri ve kimliği belli olan kamu görevlilerinin adeta peşinen hüküm giymiş gibi gözaltı tedbiriyle karşı karşıya bırakılması, demokratik hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Ceza muhakemesinde gözaltı ve benzeri koruma tedbirleri asli bir unsur değil, ancak kanuni şartları oluştuğunda başvurulabilecek istisnai ve geçici önlemlerdir."
"Savunma Hakkı Dokunulmaz Bir Anayasal Haktır"
Süreçte avukat kısıtlamasına gidilmesinin hukuksuz bir uygulama olduğu vurgulanan açıklamada, savunma hakkının sınırlandırılamayacağı ifade edildi:
"Denizli Barosu tarafından yapılan incelemeler ve tutanak altına aldığı tespitlerle de sabit olduğu üzere; gözaltındaki kişilerin avukatlarıyla görüşme hakkı hukuksuz bir şekilde 'üç avukat' ile sınırlandırılmış, bu sayıyı aşan görüşmeler ise savcılık iznine bağlanmıştır. Savunma hakkına yönelik bu hukuksuz kısıtlamayı kesinlikle reddediyoruz. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 149’uncu maddesinde yer alan üç avukat sınırı, yalnızca ifade alma işlemi sırasında hazır bulunabilecek avukat sayısına ilişkindir. Şüphelinin avukatıyla her zaman ve hiçbir şart aranmaksızın görüşebileceği net bir biçimde güvence altına alınmıştır. Savunma hakkı bir lütuf değil, dokunulmaz bir anayasal haktır."

"Sürecin Takipçisi Olacağız"
Soruşturmanın evrensel hukuk ilkeleri çerçevesinde ve tarafsızlıkla yürütülmesi gerektiği belirtilerek açıklama şu sözlerle tamamlandı:
"Denizli Demokrasi Platformu olarak; savunma hakkını sakatlayan, adil yargılanma ilkelerini zedeleyen bu hukuk dışı uygulamanın derhal sonlandırılmasını ve avukat-müvekkil görüşme hakkının önündeki hukuka aykırı engellerin kaldırılmasını adli ve idari makamlardan talep ediyoruz. Kentimizde hukukun üstünlüğünün, kişi özgürlüğünün ve adalet duygusunun korunması adına, bu soruşturmanın her aşamasını en ince ayrıntısına kadar takip etmeye devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla ilan ederiz."
Deklarasyona İmza Atan Bileşenler
Açıklamaya destek veren platform bileşenleri şu kuruluşlardan oluştu:
Denizli Barosu, Denizli Tabip Odası, Kamu-İş Konfederasyonu Denizli İl Başkanlığı, Atatürkçü Düşünce Derneği Denizli Şubesi, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Denizli Şubesi, Kadın Haklarını Koruma Derneği Denizli Şubesi, Denizli Kadın Platformu, Köy Enstitüleri Topluluğu, 29 Ekim Kadınları Derneği Denizli Şubesi, Türkiye Emekli Öğretmenler Derneği Denizli Şubesi, DİSK Dev Emekli-Sen Denizli Şubesi, Denizli Diş Hekimleri Odası, Türk Kadınlar Birliği Denizli Şubesi, Yıldızlar Kadın Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği ve Denizli Üçüncü Yaş Derneği.





