Artan sıcaklıklar ve kuraklık riski orman yangını tehlikesini büyütüyor
Türkiye yaz mevsimine girerken yükselen hava sıcaklıkları ve kuraklık riskiyle birlikte orman yangınları konusunda alarm veriliyor. Özellikle kış ve ilkbahar aylarında etkili olan yoğun yağışların ardından orman tabanlarında oluşan kuru ot, çalı ve yanıcı örtü miktarındaki artış, uzmanlara göre bu yıl yangın riskini daha da büyüttü.
Öz Orman-İş Sendikası Denizli Bölge Başkanlığı tarafından paylaşılan açıklamada, Öz Orman-İş Genel Başkanı Settar Aslan orman yoğunluğu bulunan illerde çok sıkı tedbirler alınması gerektiğini vurguladı.
“Orman girişleri geçici olarak yasaklanmalı”
Genel Başkan Settar Aslan, yağışların bereket getirdiğini ancak beraberinde ciddi bir yangın riski oluşturduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Bu yıl yağışlar oldukça fazla oldu. Yağış berekettir ama beraberinde ciddi bir risk de getiriyor. Çünkü orman diplerinde, yol kenarlarında, makilik alanlarda çok yoğun çalı, çırpı ve kuru ot oluştu. Havaların aşırı ısınmasıyla birlikte bu örtü adeta barut gibi yanıcı hale gelecek. Bu nedenle özellikle orman yoğunluğu bulunan şehirlerimizde valiliklerimizin kontrolsüz giriş çıkışlara izin vermemesi, riskli bölgelerde orman girişlerini geçici olarak yasaklaması büyük önem taşıyor.”
Son 5 yılda binlerce yangın çıktı
Türkiye’de son yıllarda yaşanan orman yangınları tehlikenin boyutunu da gözler önüne seriyor. Resmî verilere göre;
- 2020 yılında 3 bin 413 orman yangını çıktı.
- 2021 yılında 2 bin 793 yangında yaklaşık 139 bin hektardan fazla alan kül oldu.
- 2022 yılında 2 bin 160 yangın yaşandı.
- 2023 yılında 2 bin 579 yangın meydana geldi.
- 2024 yılında ise yangın sayısı 3 bin 797’ye yükseldi.
Uzman raporları ve Orman Genel Müdürlüğü verilerine göre Türkiye’de çıkan orman yangınlarının yüzde 84 ila yüzde 98’inin insan kaynaklı olduğu belirtiliyor.
“En büyük tehdit insan ihmali”
Yangınların büyük bölümünün dikkatsizlik ve bilinçsizlikten kaynaklandığını ifade eden Settar Aslan, vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu.
“Demek ki mesele sadece sıcak hava değil. İnsan ihmali, dikkatsizlik ve bilinçsizlik en büyük tehdit. Atılan bir sigara izmariti, yol kenarına bırakılan bir cam şişe, kontrolsüz yakılan anız ya da bilinçsizce yapılan piknikler binlerce hektar ormanı yok edebiliyor. Yangın çıktıktan sonra verilen mücadele çok daha ağır ve maliyetli oluyor. Yangından önce alınacak tedbirler, yangın sonrası harcanacak emeğin ve maliyetin kat kat önüne geçer.”
Çiftçilere anız yakma uyarısı
Aslan, özellikle anız yakılmasının büyük tehlike oluşturduğunu belirterek çiftçilere çağrıda bulundu.
“Anız yakmanın toprağa hiçbir faydası yoktur. Aksine toprağın organik yapısını bozuyor, verimi düşürüyor, faydalı mikroorganizmaları yok ediyor. Bir kıvılcım kilometrelerce alanı yakabiliyor. Her yıl tarım arazilerinden başlayan birçok yangın ormanlara sıçrıyor. Bu kültür artık tamamen terk edilmelidir.”
“Asıl piknik kültürü doğayı kirletmeden vakit geçirmektir”
Açıklamada vatandaşların piknik alanlarında daha dikkatli olması gerektiği vurgulanırken, özellikle cam kırıkları, plastik atıklar ve söndürülmeden bırakılan mangal közlerinin büyük felaketlere neden olabileceği ifade edildi.
Settar Aslan şu ifadeleri kullandı:
“Ormana bırakılan plastikler, cam parçaları, mangal közleri büyük felaketlere neden oluyor. Özellikle cam kırıkları güneş ışığını mercek gibi yansıtarak yangın başlatabiliyor. Vatandaşlarımız piknik sonrası alanı temiz bırakmalı, ateşi tamamen söndürmeden bölgeden ayrılmamalıdır. Unutulmamalıdır ki orman sadece ağaç değildir. Orman; nefesimizdir, suyumuzdur, geleceğimizdir, yaban hayatıdır.”
“Yeşil Vatan’ı korumak 86 milyonun görevi”
Türkiye’nin son yıllarda orman varlığını artıran ülkeler arasında yer aldığını ifade eden Aslan, yangınların yılların emeğini kısa sürede yok ettiğini söyledi.
“Bir ağacı yetiştirmek yıllar alıyor ama yakmak birkaç dakika sürüyor. Yanan sadece ağaç olmuyor; canlılar, ekosistem, su kaynakları ve gelecek yanıyor. Yeşil Vatan’ı korumak sadece orman işçisinin değil, 86 milyonun ortak sorumluluğudur.”