banner89
banner91
banner79

Eskihisar-Laodikya ve Pamukkale fayları 6.7 şiddetinde deprem üretebilecek potansiyele sahip

banner80

PAMUKKALE ÜNİVERSİTESİ (PAÜ) JEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ ÖĞRETİM ÜYESİ DOÇ. DR. ALİ KAYA, İZMİR’DE MEYDANA GELEN DEPREMİN YIKICI ETKİSİNİ DEĞERLENDİRDİ. İZMİR BAYRAKLI’NIN ZEMİNİNİN GEVŞEK OLMASININ DEPREMİN YIKICI ETKİSİNİ ARTTIRDIĞINI SÖYLEYEN DOÇ. DR. KAYA, YAKLAŞIK 300 YILDIR SUSKUN OLAN ESKİHİSAR-LAODİKYA VE PAMUKKALE FAYLARININ 6.7 ŞİDDETİNDE BİR DEPREM ÜRETEBİLECEK POTANSİYELE SAHİP OLDUKLARINA DİKKAT ÇEKTİ.

banner81
DENİZLİ 06.11.2020, 09:12
Eskihisar-Laodikya ve Pamukkale fayları 6.7 şiddetinde deprem üretebilecek potansiyele sahip
banner82
banner83
banner84

Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Kaya, İzmir’de meydana gelen depremin yıkıcı etkisini değerlendirdi. İzmir Bayraklı’nın zemininin gevşek olmasının depremin yıkıcı etkisini arttırdığını söyleyen Doç. Dr. Kaya, yaklaşık 300 yıldır suskun olan Eskihisar-Laodikya ve Pamukkale faylarının 6.7 şiddetinde bir deprem üretebilecek potansiyele sahip olduklarına dikkat çekti.

Konuşmasına, 30 Ekim 2020 tarihinde saat 14.51’de meydana gelen İzmir depreminde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar dileyen Doç. Dr. Ali Kaya, fay hatları ve gevşek alüvyonlar üzerine inşa edilmiş zayıf yapıların büyük hasarları ve can kayıplarını beraberinde getirdiğini söyledi. Her deprem sonrasında benzer konuların tekrar gündeme geldiğini dile getiren Doç. Dr. Kaya, Türkiye’de meydana gelen depremleri ana mekanizması hakkında şunları dile getirdi: “Türkiye, Dünyadaki en genç jeolojik oluşumlardan olan Alp-Himalaya dağ kuşağı içerisinde yer almaktadır. Bu genç yapısı da aktif tektonizmayı beraberinde getirmekte, sürekli depremlerin yaşanmasına sebep olmaktadır. Türkiye ve çevresindeki aktif tektonizmaya sebep olan ana mekanizma ise Afrika ve Arabistan plakalarının kuzeye doğru yaklaşık 2cm/yıl olan hareketidir. Kuzeye doğru bu hareket Türkiye’nin doğusunu sıkıştırıp Kuzey Anadolu ve Doğu Anadolu faylarını geliştirmiş ve bu fayların arasındaki Anadolu plakasının batıya doğru transferine sebep olmuştur. Bununla beraber diğer önemli bir etken de Afrika plakasının kuzeyinde yer alan yaklaşık 8-10 km kalınlıktaki Akdeniz litosferik kabuğunun Türkiye’nin batısının, Yunanistan’ın ve İtalya’nın altına doğru kuzey yönünde dalmasıdır ki, Ege Bölgesinin güneye doğru çekilmesine sebep olarak, bu bölgedeki depremlerin oluşmasının ana mekanizmasını oluşturmaktadır” dedi.

Geçtiğimiz günlerde İzmir’de meydana gelen depremi, birçok yerbilimcinin açıkladığı gibi yanal atımlı kuzey-doğu uzanımlı Tuzla fayı değil, Sisam adasının hemen kuzeyinde yer alan yaklaşık 50 km uzunluğundaki Doğu-Batı doğrultulu bir normal fayın ürettiğine dikkat çeken Doç. Dr. Ali Kaya, artçı deprem episantrlarının dizilim ve kümelenme yoğunluğuna bakıldığında meydana gelen depremin Kuşadası fay zonunun batıdaki devamı niteliğinde bir fayın, yaklaşık 50-60 km uzunluğundaki bir kısmının kırılması sonucu oluştuğunu söyledi.

Merkez Üssünden 70 km Uzaklıkta Olmasına Rağmen Bayraklı; Zemininin Yapılaşmaya Elverişsiz Oluşu Nedeniyle, Depremin Yıkıcı Etkisinden Fazlasıyla Etkilendi

banner85
Depremde en büyük hasarın depremin merkez üssünden yaklaşık 70 km uzaklıkta İzmir’in Bayraklı ilçesinde görüldüğünü hatırlatan Doç. Dr. Ali Kaya sözlerine şöyle devam etti. “İzmir körfezini dolduran suya doygun, gevşek, tarım arazisine daha uygun alüvyal zeminler üzerine bir de kötü malzeme (kum, çimento, demir vs.), standartlara uygun olmayan kötü bir işçilik ve hatalı projelendirilmiş binalar yapılmıştır. Bu nedenle merkez üssünden uzaklaştıkça depremin yıkıcı etkisinin azalması gerekirken bu saydığımız etkenlerden dolayı aslında yapılaşmaya uygun olmayan Bayraklı ilçesinde deprem, merkez üssündeki büyüklüğe yakın büyüklüklerde hissedilmiştir. Kötü zemin koşulları nedeniyle Bayraklı ilçesi depremin merkez üssüne yakın bölgelerden daha fazla yıkıcı bir etki ile karşı karşıya kalmıştır. İzmir körfezinin etrafındaki vadilerin zamanla körfeze biriktirdiği alüvyonlar körfezi doldurmuş ve denizin içine doğru 5-6 km kadar ilerlemiştir. Öyle ki deniz seviyesinden sadece 10 m yüksekte olan kısımlar tespit edildiğinde bu kesimlerin yer yer 2 km’yi aşan dolgu alanlar olduğu göze çarpmaktadır. Bu tür yerler aşırı suya doygun olup, deprem anında zemin büyütmesi ve sıvılaşma etkisi yaparak depremin büyüklüğünü arttırıp yapılara en büyük hasarları vermektedirler. Normalde Mw=6.9 büyüklüğündeki depremin merkezinden 70 km uzakta olan bir yerdeki beklenen deprem şiddeti Mercalli ölçeğine göre 5’dir. Ancak görüyoruz ki, bazı binalar için bu şiddet yukarıda saydığımız olumsuzluklardan dolayı maalesef 7-8 olmuştur.”

Nehirlerin ve vadilerin yüksek alanlardan getirip alçak yerlere doldurduğu, suya doygun gevşek alüvyonlardan oluşan zeminlerde bina değil tarım yapılması gerektiğini hatırlatan Doç. Dr. Ali Kaya, bu bölgelere yine de inşaat yapılması gerekiyorsa çok iyi bir zemin iyileştirilmesinin yapılması gerektiğini, ardından yapılaşmanın çok sıkı bir denetimden geçirilmesi gerektiğini ifade etti.

“Bu Faylar, 6.7 şiddetin bir deprem üretebilecek potansiyele sahip”

Sözlerinin devamında Denizli özelinde deprem gerçeğine değinen Doç. Dr. Ali Kaya, Türkiye’nin batısının da Kuzey Anadolu ve Doğu Anadolu Fay zonları gibi deprem açısından yüksek riskli bir bölge olduğunu hatırlattı. İzmir depreminin ardından Denizli’de de bir deprem olur mu? sorusu ile çokça karşılaştığını belirten Doç. Dr. Kaya “ İzmir’de meydana gelen depremin kısa süre içerisinde Denizli’de bir deprem oluşmasına neden olması mümkün değil. Buradaki mekanizma şöyle çalışır; kırılan fayın her iki ucunda stres (gerilim) artışı olur. Daha sonra küçük deprem episantrlarının gidişine bakılarak gerilmenin ne tarafa transfer olduğu tahmin edilebilir. İzmir depremine sebep olan fayın batısında yer alan Ege denizi içinde veya doğu ucundaki Kuşadası Fay zonunda gerilme artışı daha olası görünmektedir. Yani Denizli ile ilgili olarak daha batımızda yer alan faylar kırılmadan bu depremin Denizli’ye etkisi kısa vadede mümkün değildir. Ancak Denizli’de yaklaşık 300 yıldır suskun olan faylar var. 1702 ve 1717 tarihlerinden bugüne Eskihisar-Laodikya fayı ve ayrıca Pamukkale fayı üzerinde 6.5’den büyük deprem olmayışı gerilmenin çok arttığı, hatta yıllık deformasyon miktarlarına göre maalesef 6.7’yi bulabilecek bir potansiyele ulaştığı anlamına gelmektedir. Ama bu, hemen deprem olacak anlamına gelmez, şu anki teknoloji ile depremlerin ne zaman olacağını kestirmek mümkün değildir. Bu hava durumu tahmini gibi düşünülebilir. Ama yerleşim alanlarını tehdit eden fayların deprem risk analizlerini ortaya çıkarabilmek için tekrarlanma periyotları ortalama kaç büyüklüğünde ve en son ne zaman deprem ürettikleri gibi parametrelerin tespit edilmesi gerekir. Bunun için de sahada faylar üzerinde büyük hendekler açılarak detaylı paleosismolojik araştırmalar yapılmak suretiyle beklenen depremin elde edilen bilgilere göre, istatistiksel anlamda, ne kadar bir süre zarfında ve hangi büyüklükte ve hatta yeri bile tahmin edilebilir.”

Meydana gelen küçük depremlerin, oluşabilecek daha büyük bir deprem riskini azaltacağı inancının aslında sanıldığı kadar gerçekçi olmadığına dikkat çeken Doç. Dr. Ali Kaya, 6 büyüklüğündeki bir deprem 5 büyüklüğündeki bir depremden 10 kat daha büyük olup, açığa çıkan enerji bakımından ise yaklaşık 32 kat daha büyük olduğunu, bu nedenle 6 büyüklüğündekine eşdeğer bir enerji boşalması için yaklaşık 32 kez 5 büyüklüğünde bir depremin yaşanması gerektiğini, daha düşük büyüklüklerde ise bu sayının binli rakamları bulması gerektiğini söyledi.

Sözlerinin sonunda Ülkemizin deprem bölgesi olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Ali Kaya, fay hatlarına ve yeraltı suyunun yüzeye çok yakın olduğu gevşek alüvyal zeminlerde bina yapılmazsa depremlerin verebileceği birçok zararın baştan önüne geçilebileceğini hatırlattı. Yerel ve merkezi otoritenin de mutlaka bu konuda güçlü yaptırımları hayata geçirmesinin gerekliliğine dikkat çekti.

banner86
Yorumlar (0)
banner89
banner88
banner8
banner64
6
parçalı bulutlu
banner9
Günün Anketi Tümü
Sağlık Bakanının Açıkladığı Covid Rakamlarını İnandırıcı Buluyor Musunuz?
Sağlık Bakanının Açıkladığı Covid Rakamlarını İnandırıcı Buluyor Musunuz?
banner65
Namaz Vakti 30 Kasım 2020
İmsak 06:26
Güneş 07:52
Öğle 12:57
İkindi 15:31
Akşam 17:52
Yatsı 19:13
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Alanyaspor 9 23
2. Galatasaray 10 20
3. Fenerbahçe 10 20
4. Beşiktaş 9 16
5. Kasımpaşa 10 15
6. Gaziantep FK 10 15
7. Başakşehir 10 14
8. Karagümrük 9 13
9. Konyaspor 9 12
10. Rizespor 9 12
11. Malatyaspor 9 12
12. Hatayspor 7 12
13. Trabzonspor 10 12
14. Göztepe 8 11
15. Antalyaspor 10 10
16. Sivasspor 8 9
17. Erzurumspor 9 9
18. Kayserispor 8 7
19. Denizlispor 9 6
20. Gençlerbirliği 9 5
21. Ankaragücü 8 2
Takımlar O P
1. Altınordu 11 23
2. Ankara Keçiörengücü 11 21
3. Samsunspor 11 20
4. Adana Demirspor 10 18
5. İstanbulspor 10 18
6. Tuzlaspor 10 18
7. Altay 9 16
8. Giresunspor 10 16
9. Bursaspor 11 14
10. Balıkesirspor 11 14
11. Akhisar Bld.Spor 11 13
12. Adanaspor 9 12
13. Bandırmaspor 11 11
14. Ümraniye 11 10
15. Menemen Belediyespor 9 9
16. Ankaraspor 10 8
17. Boluspor 10 7
18. Eskişehirspor 11 1
Takımlar O P
1. Tottenham 10 21
2. Liverpool 10 21
3. Chelsea 10 19
4. Leicester City 9 18
5. Southampton 10 17
6. Wolverhampton 10 17
7. Everton 10 16
8. M. United 9 16
9. Aston Villa 8 15
10. Man City 9 15
11. West Ham 9 14
12. Leeds United 10 14
13. Newcastle 10 14
14. Arsenal 10 13
15. Crystal Palace 10 13
16. Brighton 10 10
17. West Bromwich 10 6
18. Burnley 9 5
19. Fulham 9 4
20. Sheffield United 10 1
Takımlar O P
1. Real Sociedad 11 24
2. Atletico Madrid 9 23
3. Villarreal 11 20
4. Real Madrid 10 17
5. Sevilla 9 16
6. Cádiz 11 15
7. Barcelona 9 14
8. Granada 10 14
9. Athletic Bilbao 10 13
10. Elche 9 13
11. Getafe 10 13
12. Deportivo Alaves 11 13
13. Valencia 11 12
14. Real Betis 10 12
15. Osasuna 10 11
16. Eibar 10 10
17. Real Valladolid 11 10
18. Celta de Vigo 11 10
19. Levante 10 8
20. Huesca 11 7
Günün Karikatürü Tümü
banner67
banner68
banner69
banner70
banner71