Çivril Tren Yolu Gar Binası Konferans Salonu’nda düzenlenen programa vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Ege Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Eşref Abay’ın konuşmacı olarak yer aldığı etkinlikte, Beycesultan Höyüğü’nde elde edilen arkeolojik bulgular ve Çivril Ovası’nın tarihi geçmişi katılımcılara aktarıldı. Prof. Dr. Abay, Beycesultan’ın ilçenin tarihsel hafızasında kilit bir rol oynadığını vurguladı.
Verimli ovalar yerleşimi süreklileştirdi
Bölgede tarih öncesi dönemlerden itibaren kesintisiz tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin yürütüldüğünü belirten Prof. Dr. Abay, toprağın verimli yapısının yerleşimlerin devamlılığını sağladığını dile getirdi. Kazılarda ulaşılan at arabası kullanımına dair izlerin de dönemin gelişmiş yaşam kültürünü gözler önüne serdiğini kaydetti.
Tunç Çağı’na ait tekstil kalıntıları bulundu
Beycesultan kazılarında keşfedilen tekstil bulgularına dikkat çeken Abay, Tunç Çağı’na ait çivit mavisiyle boyanmış kumaşlar ile tek iğneli örgünün en erken örneklerinin bu alanda gün yüzüne çıkarıldığını söyledi. Bu tespitlerin, kadim toplulukların el sanatları ve boyama tekniklerindeki yüksek bilgi birikimini gösterdiğini ifade etti.
"Beycesultan, Çivril’in tarihi hafızasıdır"
Toplumsal yapı zamanla değişse de insanoğlunun bu coğrafyayla bağını koparmadığını belirten Prof. Dr. Abay, yerleşimin günümüzde dağ eteklerine doğru genişleyerek sürdüğünü söyledi. Geçmişten bugüne değişmeyen temel unsurun coğrafyanın sunduğu yaşam imkanları olduğunu vurgulayan Abay, "Beycesultan’a sahip çıkmak, Çivril’in hafızasına sahip çıkmaktır" değerlendirmesinde bulundu.