Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) gençlik örgütü üyeleri, 15 Temmuz 2026 tarihinde gerçekleştirdikleri pankart asma eyleminin ardından kendilerine yönelik dolaşıma sokulan iddialara karşı bir basın açıklaması yayımladı. Kamuoyuna duyurulan metinde, eylemin tamamen demokratik protesto ve ifade özgürlüğü kapsamında gerçekleştirildiği belirtilerek, eylem sonrası çevrenin kirletildiğine dair ortaya atılan iddialara sert tepki gösterildi.
"İddialar Gerçek Dışı ve Algı Operasyonu"
Yayımlanan metinde, pankart asma eyleminin hemen ardından ortaya atılan "idrarlarını yaptılar, ortalığı kirlettiler" şeklindeki söylentilerin gerçekle hiçbir ilgisinin bulunmadığı ifade edildi. Bu tür asılsız iddiaların haklı bir tepkiyi gölgelemek amacıyla dolaşıma sokulduğunu savunan grup, "Gerçeğe cevap veremeyenlerin yalana sığınması, acziyetin en açık göstergesidir." ifadelerini kullandı.
"Atatürk Gençliği Mücadelesini Sözüyle Verir"
İddiaları ortaya atanların ve yayanların CHP'nin örgüt kültürünü ve siyasi ahlakını temsil edemeyeceği belirtilen açıklamada, Atatürk ilke ve devrimlerine bağlı gençlerin bu tür davranışlar sergilemeyeceğinin altı çizildi. Açıklamada ayrıca, "Atatürk gençliği mücadelesini pankartıyla, sözüyle ve halkın vicdanıyla verir. Yalanı, iftirayı ve provokasyonu siyaset yöntemi hâline getirmek ise ancak siyasi ahlaktan uzaklaşmış, çaresizliğini kirli algı operasyonlarıyla örtmeye çalışanların başvuracağı bir yoldur." denildi.
"Demokratik Tepkimizi Koyduk ve Ayrıldık"
Olay günü sadece pankart asarak demokratik tepkilerini dile getirdiklerini ve ardından bölgeden ayrıldıklarını belirten partili gençler, açıklamalarını kurum içi idari tartışmalara gönderme yaparak sürdürdü. Metinde, meşruiyetin dedikoduyla inşa edilemeyeceği savunularak, gençlik kollarının kirli senaryoların değil, örgüt iradesinin yanında durduğu belirtildi.
Sindirme Girişimlerine Karşı Örgüt İradesi Vurgusu
Açıklamanın sonunda, gençlik kollarının iftiralarla sindirilemeyeceği ve yalan siyasetinin örgüt iradesini teslim alamayacağı yinelendi. Basın duyurusu, örgüt içi irade vurgusunu pekiştiren, "Ne oran var ne orantı, örgüte karşı butlancı" sloganıyla sona erdi. İlgili açıklama, siyasi kulislerde ve kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.