“Milyonlarca halk bedenen, ruhen, fikren ve ahlaken çürüyor da hiç kimse bu kokuşmuşluğu görmüyor. Herkesin karakteri bozulmuş veya herkes bu yozlaşmışlığa alışmış da bunu doğal bir durum sanıyor sanki. Ama bu böyle mi olmalıdır?”
Atatürk’ün bir milletin yeniden ayağa kalkması için ilham verici bulduğu Beyaz Zambaklar Ülkesinde adlı eserde, toplumlara yönelik derin bir uyarı vardır.
Petrov’un işaret ettiği gibi bazen en büyük tehlike ani bir felaket değil; yavaş yavaş yayılan ve artık kimsenin yadırgamadığı bir çürüyüştür.
Çürümeye alışmak yerine onu görüp iyileştirmeye çalışmak, bir toplumu ayakta tutan ve onu Beyaz Zambaklar Ülkesi gibi yeniden yeşerten en temel kuvvettir.
Bu nedenle en karanlık görünen zamanlarda bile doğru olanı görme ve yapma iradesi, bir milletin en değerli hazinesidir.
Bugün bizim de kendimize sormamız gereken soru şudur:
Çürümeyi kabullenmek mi istiyoruz, yoksa ayağa kalkıp değişimin öncüsü mü olacağız?
Bülent Öztürk
Genel Yayın Yönetmeni – Kent20 TV
“Daha aydınlık yarınlar, doğru insanlarla mümkündür.”